ISPARTA SİYASETİ: SAHADA OLANLA EKRANDA KALANIN MÜCADELESİ
Isparta’da siyaset ikiye bölündü: Sahada ter dökenler ile ekranlardan siyaset yapanlar arasındaki fark her geçen gün daha da belirginleşiyor. Seçmen ise artık laf değil, icraat istiyor.

Isparta’da siyaset uzun zamandır aynı sorunun etrafında dönüyor: Kim gerçekten sahada, kim sadece görüntü veriyor?
İktidar cephesine baktığınızda, AK Parti’nin klasik siyaset tarzını sürdürdüğünü görüyorsunuz. Kapı kapı dolaşan, teşkilat refleksini diri tutan, sahada varlığını hissettiren bir yapı… Eksikleri yok mu? Elbette var. Ancak bir gerçek var ki; siyaset sahada yapılır ve AK Parti bu gerçeği hâlâ unutmamış görünüyor.
Gelelim ana muhalefete CHP Milletvekili Yalım Halıcı saha çalışmalarında bulunuyor.İlçe teşkilatları ayak uyduramıyor. Isparta’da adeta dijital bir partiye dönüşmüş durumda. Siyaset dediğiniz şey WhatsApp gruplarına haber atmakla, sosyal medyada birkaç paylaşım yapmakla yürümüyor. Vatandaşın derdine dokunmayan, çarşıya pazara inmeyen bir anlayışın karşılık bulmasını beklemek hayalden öteye geçmez. Ekrandan siyaset olmaz. Siyaset ter kokar, ayak izi ister.
İYİ Parti cephesinde ise bir toparlanma çabası göze çarpıyor. Dağınık görüntünün ardından yeniden bir hat çizilmeye çalışılıyor. Ancak bu çabanın kalıcı olup olmayacağı büyük soru işareti. Siyaset boşluk kabul etmez; ya doldurursunuz ya da silinirsiniz. İYİ Parti şu an o kritik virajda.
Diğer partilere gelince… Açık konuşmak gerekirse Isparta siyasetinde “yok hükmündeler.” Ne sahada varlar ne de kamuoyunda bir ağırlıkları var. Seçimden seçime ortaya çıkan, sonra kaybolan yapılarla bu şehirde siyaset yapılmaz.
Sonuç net: Isparta’da siyaset, çalışanla konuşanın değil; yürüyenle izleyenin yarışı haline gelmiş durumda. Vatandaş artık laf değil, icraat görmek istiyor. Kim bu beklentiye cevap verirse, yarının kazananı o olacak.
Geri kalanlar mı?
Onlar sadece izler.






