Yazı Detayı
07 Mayıs 2021 - Cuma 12:37
 
Önder Öztürk: SARS-COV-2 mutasyonları tehlikeli mi?
Prof. Dr. Önder Öztürk
 
 

SDÜ Tıp Fakültesi Göğüs Anabilim dalından Prof. Dr. Önder Öztürk’ün sitemiz için yazdığı Covıd-19 ve varyantlarla ilgili yazısı;

'Orijinal virüsten farklılık gösteren mutasyonlu virüslere varyant virüs denir. Bir virüsün mutasyona uğraması her zaman tehlike doğurmayabilir. Fakat bazı mutasyonlar virüslerin bulaştırıcılığın artmasına neden olmakta, varyant virüslerin baskın hale gelmesini kolaylaştırmaktadır.

COVID-19’da varyant virüsler tehlike oluşturmakta mı?

SARS-COV-2 mutasyonları dünyada yayılmakta ve küresel bir tehdit oluşturmamaktadır. Bu nedenle mevcut ve ortaya çıkabilecek yeni varyantların izinin sürülmeli bu anlamda önemlidir. Orijinal virüse göre yapısal ve davranış değişikliği gösteren varyantlar, toplumda bulaştırıcılığı artıran ve vaka kümeleri oluşturan varyantlar dikkate alınması gereken varyantlardır. Hatta halk sağlığı önlemlerinin etkinliğini azaltan ya da mevcut tanı testlerinin, aşı veya ilaçların etkinliğini azaltan varyantlar, hastalandırıcılık özelliği arttıran varyantlar endişe uyandırması gereken durumlardır.

Tespit edilen varyantlar; virüsün bulaştırıcılığını arttırması, hastalarda virüs yükünü arttırabilir, tekrar enfeksiyonların görülmesinin artması, aşı etkinliğinin azalması, farklı yaş gruplarını etkilemesi, hastaneye yatışların artması ve ölüm oranlarının artmasına yol açabilir.

Şu ana kadar saptanan SARS-COV-2 varyantları hangileridir?

İlk olarak tespit edilen varyant İngiltere varyantıdır Sonrasında Güney Afrika ve Brezilya varyantları tespit edilmiştir. Son olarak Hindistan varyantından söz edilmektedir. İngiliz varyantının boğazda alma süresi biraz daha fazla olup, üst solunum yolu semptomlarını biraz daha arttırmaktadır. Fakat mutant olmayan korona virüsün belirtileri ile benzerdir. İngiltre varyantı ilk kez tespit edildiğinde  30 ile 70 arasında değişen oranlarda ölümcül olduğundan ve 35 ile 45 oranında daha bulaşıcı olduğundan bahsedilmekte idi. Daha uzun enfeksiyonlara neden olduğu gösterilmiştir Yapılan en son araştırmalarda mutant virüsle enfekte olanlarda ölüm açısından bir fark saptanmadığı, ancak enfekte olanlarda viral yükün daha fazla olduğu belirtilmektedir. Son dönemlerde bulaş hızının artması ve viral yükün fazla olması nedeni ile ağır hastalık geçiren ve ölüm vakalarında artış görülmektedir. İngiliz varyantında yeniden enfekte olma olasılığı olmadığı belirtilmektedir. Bu ilk enfeksiyon sırasında yeterli bağışıklık sağlanmışsa, İngiltere varyantı varlığında yeniden enfeksiyona karşı koruma sağlamanın yeterli olabileceği anlamına gelebilir.

Güney Afrika varyantı 2020'nin sonlarında Güney Afrika'nın Doğu Cape Eyaleti'nde ortaya çıktı ve daha sonra Güney Afrika'ya ve Kanada dahil dünya çapında 40'tan fazla ülkeye yayıldı. Epidemiyolojik ve modelleme çalışmalarında,  pandeminin ilk dalgası sırasında dolaşan soylara kıyasla daha bulaşıcı olduğunu göstermektedir. Fakat COVID-19 şiddetini etkileme kabiliyetine ilişkin belirsizlik var.

Brezilya varyantı insan hücrelerine daha sıkı bir şekilde bağlanmaktadır. 1,7 ila 2,4 kat daha fazla bulaşıcı olup, 1,2 ila 1,9 kat daha fazla ölümcüldür. Yapılan araştırmalarda daha önce COVID-19 olan kişilerin Brezilya varyantı ile enfekte olabileceği ifade edilmektedir. Bu kısmi bağışıklık, insanları varyantla yeniden enfeksiyona karşı savunmasız kalacağını göstermektedir.

Yeni bulunan varyant Hindistan varyantıdır. Bu varyanta görülen değişiklikler ACE2’ye bağlanmasını arttırdığı ve bağışıklıktan kaçınma özellikleri sağladığını görülmüştür. Bu varyantta da artmış bulaşıcılık ve ölüm riski mevcuttur.

Varyant virüslerden korunmanın ilk yolu fiziksel mesafe kısıtlamalarının arttırılmasıdır. Kapalı alanlarda ve olası yakın mesafe durumlarında çift maske takılmasını öneren uzmanlar bulunmaktadır. Aşılama oranlarının artırılması da korunma korunmasında yardımcı olacaktır. Fakat bu varyant virüslerle birlikte sorulan diğer bir soru da aşıların koruyucu olup olamayacağıdır. Örneğin; Güney Afrika varyantı daha tehlikeli olup kandaki antikor seviyesini ciddi oranda düşür. Antikorların virüsü nötralize etme kabiliyetinin yeni varyantla birlikte 8 kat düştüğü ifade edilmektedir. Bu şu demek aşının koruyucu özelliğini azaltabilir. Fakat aşının ağır hastalık ve ölüme karşı koruyucu etkisinin devam ettiğini unutmamız gerekir. Afrika ve Brezilya gibi diğer varyantlara karşı aşıların etkinliğinde ise yüzde 40 azalma olacağı bildirilmiştir.

Klinik Mikrobiyoloji Uzmanları Derneği varyantların yayılma tehdidine karşı alınması gereken önlemler şu şekilde sıralamaktadır; 1. Virüsün yayılmasına karşı koruyucu halk sağlığı önlemleri, a. Bulaşmanın engellenmesine yönelik kısıtlama tedbirleri b. Yaygın aşılama. 2. Mevcut laboratuvar ve test kapasitelerinin güçlendirilmesi, varyantların doğuracağı gereksinimlere uygun hale getirilmesi 3. Mevcut varyantlar ve yeni ortaya çıkabilecek varyantlara yönelik genomik sürveyans ağının oluşturulması.

Maske, Mesafe Hijyen Koronavirüsten korunma en etkili yolu olduğunu unutmamak gerekir.

Kaynak: KLİMUD ve TMC işbirliği ile hazırlanan bilgi notundan alıntılar yapılmıştır. https://www.klimud.org//public/uploads/content/files/SARS-CoV-2_Varyantlari_Guncelleme.pdf'

Prof. Dr. Önder Öztürk

SDÜ Tıp Fakültesi Göğüs ABD

 
Etiketler: Önder, Öztürk:, SARS-COV-2, mutasyonları, tehlikeli, mi?,
Yorumlar
Yazarın Diğer Yazıları
Haber Yazılımı google-site-verification=JUqFh8kOJDvxPdB_nOk1fPYSRkE_00XXqUJxmXeE6FY gtag('js', new Date()); gtag('config', 'UA-169272188-1');