14 Ağustos 2026 - Cuma
AÇIK MEKTUP! MEB VE İL MÜDÜRLÜKLERİ EMİR ERİ Mİ?
Millî Eğitim Bakanlığı ve İl Müdürlükleri Neden Durumdan Vazife Çıkardı?
Yazar - köyün delisi
Okuma Süresi: 4 dk.
8 okunma

köyün delisi
-
Millî Eğitim Bakanlığı ve İl Müdürlükleri Neden Durumdan Vazife Çıkardı?
"Çerçeve Yasa" ya da iktidarın ve havuz medyasındaki "Dilli Düdük"'lerin ağzında ısrarla en sürekli tekrarlar ve sübliminal mesajlarla toplumsal hafızaya kazınmaya çalışılan adıyla nam-ı diğer "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesinin ardından 467 oyla kabul edildi.
Oylamada 87 ret ve yedi çekimser oy kullanıldı.
12 maddelik yasanın, yeni çözüm sürecinin hukuki altyapısını oluşturması öngörülüyor.
AKP Sözcüsü Çelik, yasanın 467 kabul oyu ile geçmesinin, "siyasi tarih açısından hem sayısal hem de siyasal bir niteliğe" işaret ettiğini söylüyor.
11 Ağustos'ta konuşan Çelik, "Milletimizin değerlerine halel getirecek, gölge düşürecek en ufak bir adım atılmamıştır, atılmayacaktır" diyor.
Teklif, PKK-KCK'nın ve bağlantılı yapıların fiili varlığına son verdiğinin, kontrolündeki silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesinin ardından uygulanacak hukuki düzenlemeleri içeriyor.
Bu tespitin teyidine ilişkin Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte, kapsama giren kişiler hakkındaki soruşturma, kovuşturma ve kesinleşmiş cezaların infazına yönelik işlemler başlatılacak.
Cumhurbaşkanlığı Makamı'na onay için sunulan yasa daha imzalanıp Resmî Gazete'de yayınlanmadan, tüm "Atanmış" emir erleri koro halinde bu yasanın topluma "Baldıran Zehri" gibi yutturulması görevinin gereğini yerine getirmek için paçaları sıvayıp "Salvo"'larına başladı, aynen sözcü Çelik gibi...
Hadi sözcü neyse Millî Eğitim Bakanı olan "Atanmış" emir eri de "Durumdan Vazife Çıkarma" ilkesine sıkı sıkıya bağlı olduğunu ispat etmek adına İl Millî Eğitim Müdürleri ile Şırnak'ta yaptığı toplantının ardından "Güzelleme" yapmaktan geri kalmadı, vazifesini yerine getirmenin "Ser-Hoş"'luğu içinde methiyelerine okulları, idarecileri, öğretmenleri dahil ettiği yetmezmiş gibi velileri ve aileleri de sürece katılmak zorunda bırakacak şekilde talimatlar yağdırıverdi.
Demezler mi birader, "Hadi Sen Git İşine de, Herkes Kendi İşine!" diye, sen önce "Kapı"nın önünü süpür, "Hayad"'ını, "Eyvah"'ını temizle, bakanlığından ve il milli eğitim müdürlüklerinden ortalığı yayılan "Koku"'ları bastırmak için Fransa'dan "Parfüm" sipariş mi verdin ki her şey güllük gülistanlık zannedersin? "Asayiş Berkemal" de biz mi bilmiyoruz?
Bakanlığına kadar ulaşan şikayetleri sümen altı edince "Çalışma Huzur ve Barışı" tesis edilmiş mi oluyor? Sen en üst kamu görevlisi ve kamu işvereni olarak bakanlığındaki çalışanların "Hak ve Hukuk"'unu böyle mi koruyorsun? "Dürüstlük" İlkesi ve "Adil İşlem Yükümlülüğü"'nün gereği bu mudur? Dosyalar ve şikayetler bir bir görmezden gelince "Zulüm" ve "Adaletsizlik" ortadan kalkmış mı oluyor? "Düzeltici İşlem Yapma" yetkini bile kullanarak "Hukuksuzluk"'lara "Dur!" diyemeyen bir "Atanmış" emir eri olarak senin başka bir işin yok mu da güzelleme yapma yarışmasına katılırsın?
Önce İl Millî Eğitim Müdürleri'ne "Sağdan Hizaya Geçme"'leri gerektiğini, başta Anayasa, Yasa ve mevzuata uygun iş ve işlemlerde bulunma yükümlülüklerini bir hatırlat ki senin "Bakan" olduğunu bilelim.
Bakanlığını "Arpalık" gibi, "Babasının Çiftliği" gibi kullananlardan bir kurtul, "Nüfuz Ticareti" yapanlara bir yol ver, "Ben Ne Dersem O!" diyen hadsizlerin ağzının payını bir ver, "Kardeşlik, Birlik, Bütünleşme, Beka, Hak ve Hukuk" vurgusu yapmak sonraki mesele, hem senin üzerine de vazife değil, "Sözcü"'sü var, "Gözcü"sü var... Sen işine bak birader... Olan bitenleri "Sağır Sultan" duydu, işitme problemin mi var, duyma engelin mi var kamuoyu merak içinde bilesin...
Aynaya bak aynaya...
Yorumlar (0)